Geleneksel gazetecilik ve İnternet gazeteciliği

20. Yüzyılın sonlarında ortaya çıkan internetin, bir iletişim aracı olarak tüm dünyayı çevrelediği, hayatımızın hemen her alanına girecek şekilde yaygınlaştığı ve geliştiği bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle de son yıllarda, bilgiye ulaşma, yayma, kısaca iletişim konusunda sağladığı imkanlar ve getirdiği kolaylıklar, bu yeni teknolojiyi habercilik sektörü için de vazgeçilmez bir araç haline getirmiştir.

11 Mayıs 2011 Çarşamba 23:29
Bu haber 1022 kez okundu
Geleneksel gazetecilik ve İnternet gazeteciliği



Gerek yazılı basının ve gerekse görsel medyanın pahalı yatırımlarına gerek duymayan,
diğer habercilik sektörlerine göre çok küçük maliyetlerle, hem yazılı basının hem
de görsel medyanın fonksiyonlarını da içeren yapısıyla internet gazeteciliği, kitle iletişimi
alanında yeni bir olgu olarak yerini almıştır. Öyle ki, gerek yazılı basın, gerekse görsel
medya, kendi kulvarlarında işlevlerini yerine getirirken, bu yeni kitle iletişim türüne duyarsız
kalmamışlar, internet gazeteciliğine de el atmışlardır. Özellikle de ülkemizde yaşanan
2000 ve 2001 ekonomik krizleri sonucunda, binlerce basın mensubu işsiz kalmıştır. İşsiz
kalan gazeteciler Türkiye’de yeni bir mecra olan internet yayıncılığını bir kurtuluş kapısı
gibi görmüş, krizlerin sonrasında internet haber portalı anlamında büyük bir patlama yaşanmıştır.
Son 5-6 yılda dünyada olduğu gibi Türkiye'de de internet gazeteciliği çok gelişmiştir.
İnternet'in yaygınlaşmasıyla birlikte, geleneksel gazetecilik tamamen ortadan kalkmasa
da önemli ölçüde ivme kaybettiği görülmektedir. Bu alanda yapılan araştırmalardan
elde edilen sonuçlara göre, internetin gazete satışlarını önemli ölçüde düşürdüğü hatta gazetelerin
reklam paylarının belli bir oranını internet gazetelerine kaptırdığı ve ileriye dönük
daha büyük oranlarda bu kaymanın yaşanacağı öngörülmektedir.

Bütün bu gelişmeler bizi, henüz yeni bir çalışma alanı olan internet gazeteciliği
üzerine düşünmeye itmektedir. Çalışma kapsamında, bir kavram olarak internet gazeteciliğinin
ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı, dünyada ve Türkiye’de nasıl geliştiği, geleneksel gazetecilikle
arasındaki farklılıkların neler olduğu ve son olarak da internet gazeteciliğinin geleceğinin
ne olacağıyla ilgili olarak bir tartışma sunulmaya çalışılacaktır.

Doç. Dr. Hamza ÇAKIR
Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi
hcakir@erciyes.edu.tr


Teknolojik devrimin öznesini oluşturan iletişim alt yapısında meydana gelen
değişimler, iletişim teknolojilerinin zamansal olarak eski ve yeni ayrımları
içinde sıralanmasına neden olmuştur. Toffler gibi kimi yazarların 1960’lardan itibaren
iletişim alanındaki dönüşümleri “üçüncü büyük devrim”; Poster gibi kimi
yazarların ise “ikinci medya çağı” olarak adlandırdığı gelişmeler, iletişim teknolojilerini
kullanım boyutu, sunulan içerik ve teknolojinin olanakları açısından değerlendirmekte1
ve “yeni” sıfatı önceki teknolojilerle karşılaştırılıp farklı üstünlükler
sıralanarak verilmektedir.
Bugün CD, VCD, DVD, Interaktif CD, GSM-WAP-GPRS, İnternet gibi
tümüyle dijital teknolojiyle üretilen ve içeriği üretenle tüketen arasında yeni bir
ilişki tanımlayan medyaya “yeni medya”2 veya “dijital çağ” adını verirken gazete,
radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarına “eski” veya “geleneksel medya”
adını vermeye başladık. Bunda içinde yaşadığımız dijital çağın, diğer bir çok alan-

da olduğu gibi kitle iletişim araçlarını da yapı ve yöntem bakımından değiştirmesinin
rolü yatmaktadır.

Gazeteler, dergiler, radyolar ve televizyonlar, bunların hepsi de tekil ürün
ya da programların kitle halindeki kullanıcılara dağıtıldığı birden-çoğa (one-tomany)
biçiminde çalışan iletişim ortamlarıdır. Bu şekildeki kitlelere haber sunumu
aynı zamanda, okur, dinleyici veya izleyicilerin çoğu tarafından en çok ilgi duyulan/
duyulabilecek olan/duyulması beklenen ve istenen konulara karar verme meselesidir.
Kitlenin (audience) tercihi, ortamın ve haber ürününün seçimiyle sınırlıdır3.
İletişim kanalıyla ilgili tercih yapıldıktan sonra, ortam onlara ne sunarsa onu kabullenmek
durumundadırlar.

İnternetle birlikte ortaya çıkan yeni gelişmelerle etkileşimli olarak ses, hareketli
görüntü, metin ve resim gibi içerikler taşınabilir duruma geldi. Bu yapısıyla
internet, radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi, mektubu, kısa mesaj imkanını,
telefonu hatta üstelik görüntülü telefonu, vb. aklımıza gelebilecek bütün iletişim
türlerini ve araçlarını bünyesinde barındırmaktadır4. Bilgiye ulaşma, yayma, kısaca
iletişim konusunda sağladığı imkanlar ve getirdiği kolaylıklar, bu yeni teknolojiyi
habercilik sektörü için de vazgeçilmez bir araç olarak karşımıza çıkarmış ve yaygınlaştırmıştır.
Ayrıca İnternet, kendine özgü olanaklarından dolayı, sadece mevcut
kitle iletişim araçlarından çıkan enformasyonun yayılmasına olanak veren bir araç
olarak kalmamış, aynı zamanda enformasyonun yeniden üretildiği ve yeni biçimlerde
sunulduğu bir ortam haline gelmiştir. Sonuçta internet, haberi sunmak için
yeni bir araç konumuna gelmiştir.

Yeni ve alternatif medya olarak internetin en büyük avantajı, özgür bilgi
edinimi için yeni kapılar aralamasıdır. İnternet ortamında, her türden bilgiye anında
ulaşabildiğiniz gibi, istediğiniz bilgiyi daha çok kişiye daha kısa zamanda ulaştırabiliyorsunuz.
Ayrıca internette okuyucu/izleyici ile etkileşimli bir yayıncılık söz
konusudur. Kullanıcı, okuduğu haberle ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirebiliyor,
yorumda bulunabiliyor. Tek taraflı bir iletişim söz konusu değil. Birebir iletişim,
anında ve etkileşimli olarak erişebilir olması, içeriklerinin her an yenilenebilmesi
ve haberlerin her an güncellenebilmesi, internet haberciliğinin diğer kitle
iletişim araçlarından farklılıklarını ortaya koymaktadır.
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla, alternatif medya olarak da takdim
edilen internet üzerinden yayın yapan yeni bir habercilik türü ortaya çıkmıştır. Bu
yeni tür, genel anlamda elektronik yayıncılık, daha özel bir terimle internet gazeteciliği
olarak adlandırılmaktadır. Bugün online habercilik yapan dijital gazete sayısı

20.000’lere ulaşmış bulunmaktadır5. Bu durum dijital gazeteciliğin, geleneksel
baskı gazeteciliğinin yanında artık hissedilir bir kitle iletişim aracı olduğunu kanıtlamaktadır.
Öyle ki gerek yazılı basın, gerekse görsel medya, kendi kulvarlarında
işlevlerini yerine getirirken, internet gazeteciliğine de el atmışlardır. Türkiye’de de
hemen hemen tüm ulusal gazeteler, televizyonlar ve radyolar ile yerel medyanın bir
kısmı internet sitelerini kurmuşlardır.
Türkiye’deki internet gazeteciliğinin hızla yaygınlaşmasının bize özgü bir
nedeni de ülkemizde yaşanan ekonomik krizin medya sektörünü etkilemesi ve bunun
sonucu olarak 4 bine yakın medya mensubunun işsiz kalmasıdır. Bu durumdaki
gazeteciler, fazla bir yatırım gerektirmeyen internet gazeteciliğini, seslerini duyurabilecekleri
ve mesleklerini daha özgürce yürütebilecekleri yeni bir mecra, az
da olsa sitelerine alacakları reklamlarla hayatlarını sürdürebilecekleri bir ekmek
kapısı olarak görmüşlerdir.

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler her gün yeni bir ivme kazanarak devam
etmektedir. Radyo ve televizyonun hayatımıza girmesi ile birlikte gazetenin
ortadan kalkmadığı gibi yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel iletişim araçlarını
ortadan kaldıracağını da söyleyemeyiz. Ancak yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel
iletişim araçlarını ve özellikle de gazeteleri olumsuz yönde etkilediğini ve
ileride bunun artarak devam edeceğini artık göz ardı edemeyiz. Merkezi İngiltere'-
de bulunan The Economist’in yaptığı analize göre, insanlar haberleri artık internetten
de takip ettiği ve genç nesil gazeteleri fazla okumadığı için gazetelerin tirajı
yıldan yıla azalıyor. Reklamların online sitelere kayması nedeniyle gazatelerin
reklamlardan aldığı pay da giderek düşüyor. Yapılan araştırmalara göre, yazılı basındaki
reklamların yaklaşık dörtte biri önümüzdeki 10 yıl içinde dijital medyaya
kayacak. Yazılı basının 1995 yılında tüm reklam gelirlerinden aldığı yüzde 35'lik
payın, 2005'te yüzde 30'a indiği belirtilirken, 2015 yılına gelindiğinde bu payın
yüzde 5'lik bir erozyona daha uğrayacağı tahmin ediliyor6.
Ülkemizde de internetin diğer kitle iletişim araçlarını ne ölçü de etkilediği
yolunda Dördüncü Kuvvet Medya’nın Ağustos 2006’da sitesinde yapmış olduğu
bir ankette bu etki boyutu şu şekilde görülmektedir:
İnternet en çok hangi medyayı olumsuz etkiliyor?
Televizyonları 9.86 % (293)
Gazeteleri 48.64 % (1446)
Radyoları 1.78 % (53)
Dergileri 2.22 % (66)



Kitapları 6.26 % (186)
Hepsini 18.77 % (558)
Hiçbirini 12.48 % (371)7

Kısa sürede diğer kitle iletişim araçlarını bu denli etkileyen internetin,
ucuz, sansür edilmesi zor, alternatif kullanım imkanları olan birleşik bir medyum
olmanın ötesinde iletişim alanına yeni kavramlar, yeni tanımlar, yeni boyutlar getirmiş
olması da bunda etkili olmuştur. İnternetle birlikte kitle iletişimi daha özgür,
daha demokratik ve interaktif yapıya bürünmüştür. Demokrasinin yerleşmesine,
düşüncelerin paylaşılmasına ve bilginin yayılmasına zemin hazırlayan internet,
mekansal sınırları aşmakta ve iletişimi yalnızca bireyin istekleri doğrultusunda
bırakmaktadır. İnteraktif katılımcılığı artıran, katılımcı demokrasiyi oluşturan bu
bağ, gitgide büyümektedir. İnternet gazeteciliğini ve işlevlerini daha iyi anlamak
açısından bu yeni teknolojiye genel hatlarıyla değinmemiz kaçınılmaz görülmektedir.


1. İnternet ve Gelişim Süreci

İnternet dünya bilgisayarlarını birbirine bağlama aracı olup, tüm dünyadaki
bilgisayarların birbirleriyle haberleşmesine imkan veren ortak bir elektronik dil ve
kurallar dizisidir. Birçok ortak özellikleri olmakla birlikte; her biri elektronik posta,
haber grupları ve forumları, tartışma grupları, sohbet odaları, web siteleri, FTP
siteleri, sanal gerçeklik v.b. gibi bağlantı ve amaçları açısından farklılıklar gösterir.
İnternet 1960 yıllarında A.B.D‘de Savunma Bakanlığı’nın başlattığı bir
deneyle ortaya çıktı. Savunma Bakanlığı’nın yapmak istediği, bir felaket zamanında
örneğin; bir nükleer savaş sonrasında işlevine bozulmadan devam edecek bir
bilgisayar ağı oluşturmaktı. Eğer bilgisayar ağının bir bölümü arızalanmış ya da
çalışmaz hale gelmişse bile sistemin diğer taraflarının çalışması bekleniyordu. Bu
bilgisayar ağının adı ARPANET idi ve bu ağ ABD’deki bilimsel ve akademik çevreleri
ve araştırmacılarını birbirine bağlıyordu. ARPANET bugünkü internetin
temeli sayılır. İnternetin gelişimine göz atacak olursak

-1969'da çeşitli bilgisayar bilimlerini ve askeri araştırma projelerini desteklemek
için Amerikan Federal Savunma Bakanlığı, ARPANET adında Paket Anahtarlamalı
Ağ’ı oluşturmaya başladı. Bu ağ, ABD'deki üniversite ve araştırma kuruluşlarının
değişik tipteki bilgisayarlarını da içererek büyüdü


-1972 Ekim ayında gerçekleştirilen Uluslar arası Bilgisayar İletişim Konferansı’nda
(ICC) ARPANET’in NCP ile başarılı bir demonstrasyonu gerçekleştirildi.
Aynı yıl ARPANET içinde elektronik posta (e-mail) kullanılmaya başlandı9.
- 1973 yılında, ağ için bir protokol seti geliştirmek amacıyla Stanford Üniversitesi’nde
daha sonra University College, London'in da dahil olduğu bir
internetworking projesi başlatıldı.

- 1978'e kadar 'İletim Kontrol Protokolü’nün (TCP - Transmission Control
Protocol) dört uyarlaması geliştirildi ve denendi. 1980'de bu küme sabitleşti ve
ARPANET’e bağlı bilgisayarlar arasındaki iletişimi kolaylaştırdı.
- 1983'te tüm ARPANET kullanıcıları İletim Kontrol Protokolü/Internet
Protokolü (TCP/IP Transmission Control Protocol/Internet Protocol) olarak bilinen
yeni protokole geçiş yaptılar. O yıl TCP/IP, ARPANET’i de içeren Savunma Bakanlığı
Internet'inde kullanılmak üzere standartlaştırıldı.
- ARPANET 1990 yılı Haziran ayında ortadan kaldırıldı ve internet adı altında
önce ABD’deki üniversitelere daha sonra da genel kullanıcılara açıldı10.
ARPANET'in kaldırılmasına rağmen, TCP/IP protokolü kullanılmaya devam etti
ve gelişti.

-1991 yılında Minnesota Üniversitesi tarafından, internet kaynaklarına erişimde
büyük kolaylık sağlayan GOPHER kullanıma girdi. Gopher, internet içinde
çeşitli konularda arama yapmayı sağlayan bir istemci (client) programıdır. Sağladığı
en önemli avantaj, internet kaynaklarını menüler halinde sunması ve kullanıcının
arzu ettiği kaynak menüden seçilince, bu kaynağın internet adresi bilmeksizin de o
kaynağa erişme imkanını sağlamasıdır.

-1992 yılında ABD kaynaklı bir şirket olan CERN tarafından, World Wide
Web (www) geliştirildi. www, hypertext teknolojisini kullanarak Internet kaynaklarına
erişimi sağlayan başka bir olanaktı.

-1993 yılında Beyaz Saray (White House), online olarak internete bağlandı.
-1994 yılında, Web üzerinde işlem yapmayı sağlayan Mosaic yazılımı piyasaya
sürüldü ve kullanım kolaylığı nedeniyle çok yaygınlaştı. Ayrıca Amazon.
com’da ilk kitap satıldı. E-mail yoluyla pazarlama ve reklam keşfedildi.
-1995 yılında ise Web üzerinde işlem yapan Netscape yazılımı kullanılır
hale geldi. Yahoo!’da ilk arama yapıldı. e-Bay’da ilk sanal müzayede düzenlendi11.
İnternetin alt yapısındaki gelişme seyri, kullanıcı sayısını da aynı paralelde
genişletmiştir. Bu seyre bir göz atacak olursak:



Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 22 Yıl : 2007/1 (123-149 s.)
129
Dünyada internet kullanıcı sayısındaki gelişme seyri
1994 12 milyon
1996 55 milyon
1998 150 milyon
2000 407 milyon
2005 sonu 1 milyar 18 milyonun
üzerinde (Internet
World Stats verilerine
göre)

World Stats araştırmasına göre Dünyada 2005 sonu internet kullanıcılarının
dağılımı:
Asya; 35,70%
Avrupa; 28,50%
Kuzey Amerika;
22,20%
Kuzey Amerika
Asya
Avrupa


Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı : 22 Yıl : 2007/1 (123-149 s.)
130
İnternet kullanıcılarının toplam nüfusa oranlanmasıyla bulunan
erişim oranı ise
Erişim oranında ise

İlk tablodaki verilere baktığımızda dünyada internet çok hızlı bir şekilde
yaygınlaşmaktadır. Ancak çok kısa bir sürede dünyanın en büyük bilgi deposu
haline gelen internete yalnızca bilgi paylaşımı demek de doğru değildir. Küresel
dünyanın büyük oranda temsil edildiği öyle bir platformdur ki artık kendine özgü
terminolojisi, kuralları ve araçlarıyla insan zihnindeki sınırlara bile meydan okumaktadır13.
Dolayısıyla internetten söz ederken, onun bir kitle iletişim aracı (KİA)
değil, daha çok bir kitle etkileşim aracı olduğunu düşünmek daha doğru olacaktır.
Çünkü internetin en belirleyici özelliklerinden biri enformatik akışın kullanıcılar
tarafından yönlendirilebilmesidir.

İnternetin özelliklerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:
-İnternet ucuzlayan bir teknolojidir.

-İnternet sansür edilmesi güç bir teknolojidir.
-Birleşik bir medyumdur.
-Hem eş anda hem de başka anlarda kullanılabilir.
-Bildiğimiz anlamdaki sahiplik konumunu ortadan kaldırıyor
-Alternatif kullanım olanakları vardır14.
2. Türkiye’de İnternet:

Türkiye’ye internetin girişi 1990’lı yıllarda başlamıştır. Sayısal iletişim,
Türkiye’ye “Çağ atlatan”, diğer ülkelerle aramızdaki gelişme farkını kapatacak,
yoksul/zengin, kır/kent arasında eşitliği sağlayacak ve enformasyon toplumunu
oluşturacak teknoloji olarak sunulmuştur15.
12 Nisan 1993’te TUBİTAK ( Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu),
ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi-TR-NET) işbirliği ile DPT (Devlet
Planlama Teşkilatı) projesi çerçevesinde Türkiye internete bağlanmıştır. 64
kbit/san hızındaki bu hat ODTÜ’den uzun bir süre ülkenin tek çıkışı olmuştur.
Daha sonra Ege Üniversitesi (1994), Bilkent (1995), Boğaziçi (1995), İTÜ (1996)
bağlantıları gerçekleştirilmiştir16.
Televizyonun benimsenmesinin 26 yıl, kişisel bilgisayarların benimsenmesinin
15 yıl, internetin benimsenmesinin ise sadece 7 yıl aldığını17 düşündüğümüzde,
internet kullanımının ne denli hızlı yaygınlaştığını anlamış oluruz. Teknolojik


altyapının sürekli gelişmesiyle, İnternet kullanımı ülkemizde de her alanda büyük
bir hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle 1999 yılından itibaren internet kullanıcılarının
sayısındaki hızlı artış, Türkiye’deki şirketleri de internet ortamına girmeye
zorlamıştır.
Türkiye’de internet kullanıcı sayıları
1996 14.200
1998 200.000
2000 1.500.000
2004
2005
2006
4.900.000
10.200.000
11.750.000

Mynet için GfK Türkiye’de (Growth From Knowledge) ın gerçekleştirdiği
"İnternet Kullanıcıları Profili" araştırması, 11 ilde Türk internet kullanıcılarını
kentsel nitelikte temsil eden 890 kişi ile yapıldı. Araştırma sonucunda Türkiye'deki
internet kullanıcılarının demografik profil özellikleri çıkarıldı.
Araştırmada internet kullanım amaçlarına bakıldığında: Kullanıcılar ağırlıklı
olarak interneti en çok e-posta almak / yollamak için kullanmaktalar. İkinci
kullanım tercihi ise işle ilgili ya da okulla ilgili araştırma yapmak; chat yapmak /
sohbet odalarına girmek gibi eğlence amaçlı kullanımı ise oyun oynamak ve haber
izleme takip ediyor.


Buna göre internete her girdiklerinde düzenli olarak kullandıkları
hizmetlerin oranı konusunda İnternet kullanıcılarının
Ara sıra ve gerektiğinde kullanılan hizmetlerin başında %42 ile
haber kanalları gelmektedir.
Ara sıra ve gerektiğinde kullanılan hizmetlerin

Ara sıra ve gerektiğinde kullanılan hizmetlerin başında %42 ile haber
kanalları gelmektedir.

Türkiye'de 18 yıla yakın bir süredir cep telefonu kullanıyoruz. Yaklaşık 13
yıldır da internet kullanıyoruz. Cep telefonu kullanımı nüfusun neredeyse yarısına
ulaşacak kadar yaygınlaşmışken, internet kullanımı en iyimser tahminle nüfusun
sadece yüzde 5'ine ulaşacak kadar yaygınlaşabilmiştir.
İnternet kullanımının yaygınlaşması Türkiye'nin yeni dünya düzeninde alacağı
yer açısından hayati önem taşıyor. Ancak Türkiye'deki iletişim sektörünü
regüle etmek, serbest rekabeti sağlamak amacıyla kurulan Telekomünikasyon Kurumu
çok ağır işliyor. Gerekli düzenlemeleri yapmakta çok yavaş kalıyor. Bir defa
interneti kullanan kitlenin artması için kullanım ücretlerinin düşürülmesi şart. İnternet
kullanımında 15 ülke 100 KB için ortalama 2.22 dolar Türkiye ise 14 dolar
ödüyor.

Diğer taraftan interneti kullanım amacının bilgiye erişme yönünde bir gelişme
olduğunu topluma anlatmak gerekiyor. Bunun için de:
• İnternet kullanımına ilişkin yalnız ergenlerin değil, ailelerin ve tüm
toplumun bilinçlendirilmesi,
• Toplumun bilinçlendirilmesi için çeşitli iletişim araçlarında (medyada)
halkı bilgilendirecek fakat endişelere yol açmayacak nitelikte yayınlar
hazırlanması,

• Okullara bilgisayar kullanımını geliştirecek dersler konulması,
• İlgili sektörlerin ve servis sağlayıcılarının Türkçe içerikli referans sağlayacak
ve eğitim konusunda yardımcı olacak siteler hazırlamaları,
• “Zararlı” olarak nitelendirilen sitelerin denetlenmesi ve bu siteleri hazırlayanların
eğitilmesi,

• Sosyo- ekonomik düzeyi düşük olan yerlerde okuyan öğrenciler için
devlet eliyle okullara bilgisayar laboratuarları kurulması ve internet
bağlantısının sağlanması şeklinde sıralanabilir19.
3. İnternet Gazeteciliği (On-Line Journalism)
Bireysel ve toplumsal mirasın kuşaktan kuşağa aktarılmasında, kamuoyu
oluşumunda ve tarihsel bilgilerin ham olarak ilk derlenip toparlanma yeri olan geleneksel
türdeki gazetelerin yanında, internetin kullanımının yaygınlık kazanmasıyla
günümüzde internet gazeteciliği olarak anılan yeni bir gazetecilik türü ortaya
çıkmış bulunmaktadır

Gerek yazılı basının ve gerekse görsel medyanın pahalı yatırımlarına gerek
duymayan, diğer habercilik sektörlerine göre çok küçük maliyetlerle, hem yazılı


basının hem de görsel medyanın fonksiyonlarını da içeren yapısıyla internet gazeteciliği,
internet üzerinde, kısaca web olarak adlandırılan, ve html kısaltmasıyla
bildiğimiz yazılım dilinde sayfalar yazılmasına olanak veren çoklu medya ortamının
kullanıma girmesiyle olanaklı olmuştur. Metin, fotoğraf, video, grafik, ses unsurları,
reklam ve yüklenebilir yazılımlar içeren web, üç ana unsurdan biraraya
gelmektedir: Erişim sağlayıcıları, içerik sağlayıcıları ve kullanıcılar.

İçinde yaşadığımız dijital çağ, diğer bir çok alanda olduğu gibi kitle iletişim
araçlarını da yapı ve yöntem bakımından değişime zorlamaktadır. Gazeteler
var oluş nedenleri olan haber verme işlevlerini geleneksel yapısının yanısıra internet
ortamında da sürdürmeye çalışan etkin bir medya ortamıdır. Haber, toplumun
bilgi ve ilgisini geliştirecek, dönüştürecek, gerçekliğin, kurgusal olarak yayımlanacak
medya organizasyonunun yapısına, teknolojisine ve ideolojisine göre yeniden
kurgulanmasıdır. Haber, içinde barındırdığı çok katmanlı yapısı nedeniyle formel
olarak düzenlenişi, tanımlanmasından ve kavramsallaştırılmasından daha kolay bir
iletişimsel yapılanmadır. Bu iletişimsel yapılanmanın internet ortamındaki sunuş
şekline farklı çalışmalar içinde online, sanal, dijital, elektronik gazetecilik, ayrıca
web ya da internet gazeteciliği de denilmektedir


1995 yılında gazeteler internette yayın yapmaya başladı. Amerika’da The
Washington Times, New York Times gibi gazeteler bu yılın başında yayınlarını
bire bir internete aktardılar. Aynı yıl Avrupa'da da International Herald Tribune ve
Daily Mirror gibi gazeteler sanallaştı. Kısa bir süre sonra Türkiye de bu maceraya
ayak uydurdu. İlk olarak 19 Temmuz 1995’te Aktüel Dergisi internette sayfa açtı.
Leman Dergisi aynı yılın Ekim ayında on-line olurken, Zaman gazetesi 2 Aralık
1995 tarihinden itibaren gazetesindeki haberi ve köşe yazılarını başlıklar halinde
internet üzerinden vermeye başladı. Milliyet, gazetenin tamamını düzenli olarak 27
Kasım 1996’da online veren ilk günlük gazete oldu. Hürriyet ve Sabah gazetelerinin
internet ortamına geçiş tarihleri ise 1 Ocak 1997’dir. Daha sonraki süreçte hemen
hemen tüm ulusal ölçekli gazeteler, hatta yerel basın, kimi televizyon ve radyolar,
kendi internet sitelerini kurmuş ve bu sitelerde de habercilik yapmaya başlamışlardır.
Daha önemlisi, özellikle son iki yıl içinde ardarda haber portalları yayına
girmiş, yalnızca internet gazeteciliği yapan 70’in üzerinde site ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda Türkiye’de internet haberciliği iki dönem olarak ele alınabilir.
Birincisi internetin ortaya çıkışını ve gelişme dönemini kapsayan 1995-2000
yılları arasındaki dönemdir. Bu dönemde, internet henüz yeni gelişmekte olduğundan
ve gazeteciler arasında yeni tanındığından dolayı, haber sitelerinin sayısı daha
sınırlı kalmıştır. Hatta bu dönemde, haber sitesi olarak tanımlanan sitelerin, basılı
gazete yayımlayan kuruluşlara ait olan ve basılı gazetenin sanal ortamdaki kopyası
olarak tanımlanabilecek sitelerdir. İkinci dönem ise, gerçek anlamda internet haberciliğinden
bahsedilebilecek 2000 yılı sonrası dönemdir. 2000 yılı başlarında

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz medya sektörünü de derinden etkilemiş ve o
dönemde, bu sektörün değişik pozisyonlarında çalışan 4 bin kişinin işsiz kaldığı
gündeme gelmiştir22. İşsiz kalan ve mesleği gazetecilik olan çok sayıda gazeteci,
fazla bir yatırım gerektirmeyen internet gazeteciliğini, mesleki deneyimlerini yansıtabilmek
bakımından, kendi sınırlı imkanları ile seslerini duyurabilecekleri yeni
bir alan olarak görmüşlerdir.

Bunlardan ayrı olarak, yalnızca internet üzerinden yayın yapan haber
portalları da devreye girmiştir. İnsanların bilgiye ve habere olan ihtiyaçları dolayısıyla
asıl işi habercilik olmayan arama motorları dahil, bir çok irili ufaklı internet
siteleri de haber kanalları açarak günün gelişen haberlerini en hızlı biçimde yansıtma
yarışına girmişlerdir.

4. Geleneksel Gazetecilik ve İnternet Haberciliği
Geleneksel olarak tanımladığımız yazılı basında mesajınızı kamuoyuna iletebilmeniz
için önce iyi bir sermaye bulmanız, matbaa kurmanız, gazeteci istihdam
etmeniz gerekiyor. Ayrıca geleneksel medya, haberlerin toplanması, işlenmesi ve
yayıma hazırlanması işlemlerini yürüten yazı işleri ve haber merkezleri, yerel, ulusal
ve çeşitli ülkelerde bulunan muhabirleri ile topladıkları haberler yanında; abone
oldukları haber ajanslarından gelen haberlerden sayfa sınırlaması göz önüne alınarak
katı bir hiyerarşiyle örgütlenmiş yapı içerisinde ve kararların güçlü bir emir
komuta zinciri içerisinde alındığı bir ortamda önemli, kamuoyu oluşturabilecek
haberleri seçerek yayıma hazırlama gibi çok sayıda sıkıntılar içermektedir. Medyanın
tekelleşmesiyle yönlendirilmiş, sansürlenmiş, içeriksiz, holding patronlarının
renge, promosyona, lotaryaya yöneldiği bir ortamda geleneksel medyanın gün içerisinde
güncellenme, hız ve etkileşim yapısından da yoksun olması, gelişme çağında
olan internet haberciliğinin bir alternatif olarak geleneksel basının karşısına
çıkmasından daha doğal bir şey olamazdı.


Bilişim ve telekomünikasyon gibi teknolojilerin yöndeşmesi
(convergence), dinleyicilerin/izleyicilerin ve okuyucuların geleneksel medyadan
elde edemediği bir özgürlük ve etkileşimliliği mümkün kıldı. Gazeteler, dergiler,
radyolar ve televizyonlar, bunların hepsi de tekil ürün ya da programların kitle
halindeki kullanıcılara dağıtıldığı birden-çoğa (one-to-many) biçiminde çalışan
iletişim ortamlarıdır. Bu şekildeki kitlelere haber sunumu aynı zamanda, okur,
dinleyici veya izleyicilerin çoğu tarafından en çok ilgi duyulan/duyulabilecek
olan/duyulması beklenen ve istenen konulara karar verme meselesidir. Kitlenin
(audience) tercihi, ortamın ve haber ürününün seçimiyle sınırlıdır23.

Okur/dinleyici/izleyici geleneksel medya ortamını tercih ettikten sonra kendisine
sunulanı almak zorundadır.
İnternet haberciliği bazıları tarafından hoş karşılanmasa da 20. yüzyılın
özellikle son çeyreğinde ortaya çıkan bilgisayar destekli gazete yayıncılığının
yanısıra, günümüzde "internet haberciliği" olarak adlandırılan elektronik gazetecilik,
meslekte önemli anlayış farklılıklarını da beraberinde getirmiştir. İnternetin
yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla birlikte, bir çok alanda web sitesi açılmıştır.
Şu anda milyonlarca kullanıcısı olan sanal ortamda hemen her konuda bilgiye
ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Hızlı olmasından dolayı günlük gazeteleri kısa bir
süre içerisinde tarayabilmekte, son dakika haberlerine göz atabilmektedir. IBS’in
Türkiye'deki internet kullanıcılarına yönelik olarak yaptığı bir araştırmaya göre
"sanal gazetecilik" hakkında bilgi sahibi olanların oranı yüzde 82'ye, internette
gazete okuyanların oranı yüzde 60'lara ulaşmış durumdadır24
İnternet gazeteciliğinin geleneksel medyadan farklı olarak en fazla ön plana
çıkan dört yönü hızı, geri dönülebilir olması, detaylara izin vermesi ve yayıncı
açısından da okuyucu açısından da özgürleştirici olma özelliğidir25. Özellikle en
son haberler, TV bültenlerinden bile önce internet gazetelerinde yer alıyor. Habere
hızlı ulaşım insanları internet gazetelerine çekiyor. İnternet gazetelerinde anında
on-line olarak yayınlanıyor. Günlük gazeteler bu haberleri ancak ertesi günkü baskıda
verebiliyor. On-line gazeteler birçok kolaylık getiriyor. İnternet gazeteciliğinin
sunmuş olduğu imkanları ana başlıklarıyla toparlayacak olursak

• Haberi çok hızlı bir biçimde verebilmesi ve sürekli güncellenmesi
• Okurun habere 24 saat, dilediği zaman ulaşabilmesi
• Multimedya temelinde ses-grafik-görüntülü dosyaları kullanma
• Arşivdeki haberlere kolayca ulaşabilme ve istenilen haberleri saklayabilme
• Okurla interaktif etkileşim; okurun yorumlarını anında iletebilmesi
• Haberle ilgili konularda, web sitelerinin linklerinin verilmesiyle, arka
plan bilgilerine kolaylıkla ulaşabilme
• Diğer medyada yer almayan farklı haberleri bulabilme26.
• İnternet Gazeteciliği'nin bir başka avantajı, okur-gazeteciyazar
arasındaki dengenin okur lehine değişmesi... Okur, tepkisini aracısız
bir şekilde anında verme imkanına sahip. Bu da okurun haber oluşumuna
doğrudan etki etmesine neden oluyor.


Diğer taraftan

• İnternette büyük haber ajanslarının ve yayın kuruluşlarının dışında kişisel
ve yerel yayıncılık da yapılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında tekelciliğin
önlendiği, yayıncılıkta fırsat eşitliğinin sağlandığı görülür. Medya
holdinglerinin, siyasi ve ekonomik olarak çok büyük güç olması ve basında
tekelleşmeyi hızlandırması yadsınamaz bir gerçektir. Bu holdinglerden
bağımsız olarak basılı bir günlük gazete çıkarmak neredeyse imkansızdır.
Ama sanal ortamda isteyen herkes online bir gazete çıkarabilir.
Günümüz koşullarında yalnız büyük gazeteler değil; özel kimlikler de internette
gazete yayınlama şansını yakalıyorlar. Yapılması gereken sadece
bu iletişim tekniğinin nasıl kullanılacağını iyi bilmek. Her yerde hız kavramıyla
karşılaştığımız günümüzde gazetecilikte de hız İnternet sayesinde
artıyor.

• İşletme açısından bakıldığında online yayıncılık yapmak için büyük bir
sermayeye ve altyapıya gerek yoktur. Güçlü bir bilgisayar sistemi ve iyi
bir yazı işleri kadrosuyla dünyanın her köşesine online yayın yapılabilir.
Siteye yerleştirilen elektronik sayaç sayesinde yapılan yayının kaç kişi
tarafından okunduğu kolayca tespit edilebilir. Böylece kesin tiraj sonuçları
hemen anında öğrenilir. Bunun yanı sıra hangi haberin daha çok
okunduğu, hangi yazarın daha çok takip edildiği, reklamlara kaç kişinin
net olarak baktığı belirlenebilir. Bunun için hosting firmasının kontrol
paneline girmek yeterlidir.

• İnternet gazetesinde okuyucu profilini tespit etmek ve kamuoyu araştırması
yapmak çok kolaydır. Siteye yerleştirilen mesaj panosu sayesinde
okurların eleştirileri, istekleri, düşünceleri v.b konular öğrenilebilir. Yine
aynı şekilde herhangi bir konuda kamuoyu araştırması yapmak için anket
düzenlemek, politika ya da sosyal içerikli forum düzenlemek mümkün
olmaktadır. İnternet gazeteleri sayesinde okurlar, yazarlar hakkındaki düşüncelerini
ve eleştirilerini e-mail göndererek ya da sitede bulunan mesaj
panosu aracılığı ile yazara iletebiliyor

Elektronik gazeteciliğin geleneksel medya karşısındaki tüm bu üstünlükleri
aynı zamanda haberin niteliğinin yanı sıra gazeteci ve okur/izleyici tanımlarını da
değiştirmiştir. Her şeyden önce internet, habere "TV kadar hızlı, gazete kadar derin"
tanımı getirmiştir. İnternet, gazetelere göre olayları her yönüyle verebilme,
televizyonlara göre ise daha hızlı aktarma imkanına sahiptir. Ayrıca video görüntüleri
de istenildiği vakit yayınlanabilmektedir. Bir haber hem en ayrıntılı şekilde
verilebiliyor hem de görüntüleri yayınlanabiliyor. Bu da internetin geleneksel yayıncılığa
karşı en önemli avantajı olarak karşımıza çıkmaktadır.



Haberin niteliğini değiştiren internet, günümüzde gazetecinin de tanımını
değiştirmiştir. İnternet gazetecisi daha donanımlı olmak zorundadır. Mesleki birikiminin
yanısıra gerektiğinde editör, muhabir hatta bir yayın yönetmeni gibi karar
verme yetisine sahip olması gerekiyor. Çünkü internet gazeteciliğinde haber akışı
sürekli ve bu haberleri en kısa sürede yayına vermesi gerekmektedir. Diğer taraftan
hem televizyonu, hem radyosu, hem gazetesi ve hem de internet sitesi olan büyük
medya grupları her kurum için ayrı muhabir istihdam etmek yerine haber ihtiyaçlarını
tek muhabir üzerinden karşılamaya gitmektedirler. Bu durumda bir muhabir
hem televizyon, hem gazete, hem radyo ve hem de internet formatında haber yazabilecek
yetiye sahip olmalıdır.

Diğer taraftan internetle birlikte yeni bir okur kesimi de oluştu. İnternetin
interaktif bir ortam olmasının da etkisiyle okur/ziyaretçi düşüncesini ve tepkisini
doğrudan ve aracısız bir şekilde en kısa sürede iletebiliyor. Haberlere ve yazılara
yorum gönderiyor ve düşünceler özgür bir şekilde tartışılabiliyor. Ayrıca siteyi
ziyaret eden okurlar hakkında kolay bir şekilde bilgi sahibi olunabiliyor. Anketler
vasıtasıyla ziyaretçilerin her hangi bir konudaki görüşleri kolay bir şekilde öğrenilebiliyor28.
Böylece okur/ziyaretçi yayının doğrudan bir parçası durumuna geliyor.
İnternet, haber-gazeteci-okur bağlamında ortaya koyduğu değişimlerin yanı
sıra yazılı basına bir takım avantajlar da sağlamıştır. Örneğin bir anda tüm dünyanın
haberleri, sandalyesinden kalkmadan haber yapmak isteyen gazeteciler için
müthiş bir kaynak haline gelmiştir. Sıkı ve meraklı bir internet gezgini, gün içinde
birden fazla iyi haber yakalama fırsatına kavuşmuştur. Diğer taraftan gazeteci,
haber kaynaklarıyla daha önce olmadığı kadar yakın ilişkiler sağlama şansı bulmuştur.
1970’li yıllarda yanına fotoğraf makinası alıp yollara düşmek zorunda
kalan; 80’lerde birinin telefon konuşmasını bitirmesini bekleyip haber kaynağını
aramak için sıraya giren; 90’larda ajansların haberlerinin toplandığı bilgisayar sistemleri
önünde haber arayan gazetecilerin yerini internet kullanabilenler aldı. Bu
kişiler haber kaynaklarına tek bir elektronik postayla ulaşabiliyor, resimlerini dahi
internet kanalıyla toparlıyorlar. Ayrıca yapılan haberler için interaktif şekilde kullanıcı
tepkilerini alabiliyorlar. Böylece neyin doğru neyin yanlış olduğunu görüp
kendilerini olumlu yönde geliştirme fırsatı yakalıyorlar. Ancak bu avantajları basınımızın
doğru bir şekilde kullanıp kullanmadığı tartışılır. Ama yine de internetle
bir atılım gerçekleştiğini söylemek çok yanlış olmaz

İnternet ortamının geleneksel gazeteciliğe getirdiği değişim ve olumlu katkıların
yanı sıra negatif etkilerini de göz ardı edemeyiz. Özellikle Türk basınında
gözlemleyebildiğimiz bu olumsuz etkileri genel hatlarıyla sıralayacak olursak:


• İnternet, büyük ve okuyan bir kesim için selüloz basın-silikon basın ayırımını
yarattı. Gazeteye para veren kesimin büyük bir kısmı internetten
haber takip edebileceği için para vermeyi bırakarak internetten takip etmeye
başladı.

• Reklamverenler, gazete reklamcılarının verdiği ve karşı çıkılması zor
reklamların ötesine geçip izlenebilir interaktif ortamın reklam gücünü
görmeye başladı.

• Benzer içerik kendini onmaz bir biçimde göstermeye başladı. Özellikle
bugünkü basın dünyasında Anadolu Ajansı gibi büyük ajansların haberleri
çıkarıldığında geriye bir şey kalmadığı açıkça görüldü. Özel haberlerin
azlığı göze çarptı. Küçük ücretlerle AA’dan haber alan internet siteleri,
gazetelerle aynı sayıda ve kalitede haber üretmeye başladı.
• Haberlerde yepyeni bir “sürat faktörü” devreye girdi. Eskiden “haber atlatma”
olarak tanımlanan kavram, gelen haberi çabuk yorumlayanlar, bir
an önce internet ortamına hazır hale getirebilenler lehine çalışmaya başladı.
Haberin özünü minimum detayla ilk veren, en çok tercih edilen basın
organı olma yolunda önemli adımlar attı.
• Genelde haber kaynaklarını sorgulama kavramı daha etkin bir biçimde
devreye girdi.

• Gelişime ayak uyduramayan gazeteciler internet üstünde dolaşan esprileri
anonim olarak algılayıp gazetesinin sütunlarında vermeye kalkınca
komik durumlar çıktı: Bazı köşe yazarları, çalıştığı gazetenin köşe yazarlarının
birkaç gün önce yazdığı yazıyı tekrar yayımlamaya kalkınca iş çığırından
çıktı.

• Gazeteeditör ve onay kadrosu, internet üstünden oluşturulmuş haberleri
kontrol edemedi. Bu yüzden de gazetenin onay kadrosundan normal şartlarda
asla geçemeyecek yanlışlıktaki haberler kendilerine hak etmedikleri
kadar geniş yer buldu30.
İnternet haber portalları geleneksel gazeteciliği olumsuz yönde etkilemekle
birlikte aslında uygulanır şekliyle tam bir alternatif medya olmadığını da göstermektedir.
Çünkü alternatif olabilmek için alternatif şeyler üretmek gerekir. Her gün
yüzlerce sanal gazetenin kamusal alana haber pompaladığı Amerika'da, internet
ortamında dolaşan enformasyonun sadece yüzde 10'u güvenilir kabul edilmektedir.
Saygın gazetecilik eğitim kuruluşu Poynter Enstitüsü'nden Nora Paul bu güvensizliğin
nedenini şöyle açıklıyor: “Net haberciliğinde her şey çok büyük bir hızla ve
denetimden geçmeden okura sunuluyor; bu durumda okura karşılaştığı binlerce
bilginin gerçekliğini ispatlamak ya da haber değerini ölçmek gibi bir sorumluluk
yükleniyor. Gazetecinin işlevini okur üstleniyor ki, bence net'teki en büyük problem
de bu. Bir online haber sitesine ilk kez giriyorsanız öncelikle 'Biz Kimiz?' bölümü-

nü arayın. Türkiye'de yapılan internet haberciliğine baktığımızda ise, haber sitelerinin
hemen hemen tamamının haber kaynağı, ajanslar ve gazetelerin internet siteleri
olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik çoğu zaman kaynak bile gösterme zahmetinde
bulunmuyorlar. Bu hem etik dışı hem de habere olan güveni sarsıyor. Diğer taraftan
geleneksel medya olarak tanımladığımız her basın kuruluşunun ise bir yazı
işleri kadrosu, haber merkezi, ekonomi servisi, dış haberler servisi, kültür-sanat
servisi, haber araştırma servisi, arşiv servisi gibi birçok birimi var. Bu birimlerde
de çok sayıda basın emekçisi çalışmaktadır. Haber portallarının ise böyle bir yapılanması
sözkonusu değil. Hiçbir haberi yerinde takip edecek muhabirleri de bulunmamaktadır.
Birçoğu birkaç editörle hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Dolayısıyla
yapılan iş, derlemeden öteye gitmiyor. Kimse alternatif bir şeyler üretme peşinde
değil. Herkes kolaycılığa kaçıyor. Yapılmak istenen daha fazla tıklanabilmek,
dolayısıyla reklam gelirlerini artırmaktır. Bu da internet yayımcılığını hızla
televole kültürüne doğru kaydırmaktadır31”. O zaman İnternet haber portallarının
çok sayıda kişi tarafından ziyaret edilmesi, bu sitelerin alternatif haber ürettikleri
anlamına gelmediğini net bir şekilde söyleyebiliriz. Bunların çok ziyaret ediliyor
olması, kısa sürede birçok gazetenin web sitesini tarayıp gündemle ilgili bilgi sahibi
olma ihtiyacını gidermek arzusunda olan okuyuculardan kaynaklanmaktadır.
Halbuki bir gazeteyi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri “özel haber”
dir. Yani kuruluşun kendi elemanlarıyla ürettiği, şekillendirip okurlarına sunduğu
ve genellikle diğer gazetelerde olmayan haberlerdir. Bu türden bir yayıncılık
da normal şartlarda geniş, tecrübeli bir kadroyu gerektirir.
Ancak İnternet haber portalları bugün için alternatif bir medya olmasa da
her geçen gün yazılı basını olumsuz yönde daha fazla etkilemektedir. Eskiden bir
gazete, kendisiyle birlikte aynı sergide satılan birkaç başka gazete ve on yirmi dergi
ile rekabet ederken, şimdi internette binlerce diğer gazete ve dergi ile birlikte
bulunan bağımsız belge, çokluortam sunumları vb. ile de rekabet etmek zorunda.
İnternetteki tüm bu çeşitlilik, her birinin ihtiyaçları diğerinden farklı olabilen bir
hedef kitleye sesleniyor. Bunlar geleneksel medyanın durumunu hem iletişimsel
hem de ticari yönden sorunsal hale getiriyor32.
Diğer taraftan geleceğin İnternet yayıncılığında, İnternet üzerinden yayınlanan
gazeteler, dergiler, kitaplar, kağıt benzeri katlanabilir, rulo yapılabilir, kolayca
taşınabilir bilgisayar ekranlarından okunabilecek. Bugün birçok araştırma şirketi
ve ünlü bilgisayar markaları bu tür bir ekranın geliştirilmesi üzerinde çalışmaktadır.
İlk örnekleri oldukça pahalı olan kağıt ekran teknolojisi, ileride yaygınlaşmaya
başladığında her geçen gün ucuzlamaya başlayacaktır. Bu tür ekranlar, tekrar tekrar,
sonsuza kadar kullanılabildikleri için de uzun vade de kağıttan çok daha ekonomik
olacaklardır33. Bu yöndeki çalışmalar ileriye dönük etkinin boyutunu tartışmasız
hale getirmektedir.


Klasik gazetecilik anlayışının elektronik medya ile evlilik modelleri geliştiremediği
takdirde yok olacağını söyleyen Atılgan Bayar’a karşı Murat Birsel: “Tv
ve internet zaten birleşecek, gazeteler ve dergiler haberin ötesine giderek ve kaliteyi
artırarak yaşamaya devam edecekler. Ayrıca Amerika’da bile haberi yüzlerce
haber sitesinden okumak başka, New York Times okumak başka”34 diye de ekliyor.
Ancak önümüzdeki yıllar için klasik gazeteciliğin ve kağıt gazetenin hemen
hemen hiç prim yapmayacağı iddası galip görünüyor. Çünkü Larry King’in: “(Gelecekte)
Seattle Post Intelligencer gazetesini elektronik olarak mı almayı umuyorsunuz,
yoksa her sabah kapınızın önüne konmuş olarak mı?” sorusuna Bill Gates :
“Seattle gazetelerinin elektronik olarak dağıtılacaklarından eminim ama belirli bir
miktar ödemeyi kabul eden kişiler, karşılığında küçültülmüş bir formunu da kağıt
üzerinde alabilecekler. Elektronik haberler daha interaktif olacak. Bu da insanları
okumaya sevkedecek. Gazeteyi ekrandan okumak 20 yıl içinde rahat ve eğlenceli
bir deneyim olacak çünkü ekran teknolojisi çok gelişecek”35 sözleriyle internet
gazeteciliğinin gelecekteki rakipsiz hakimiyetini ilan etmiştir. Zaman gazetesinin
genel yayın yönetmeni Mahmut Çebi ile Net Gazete’nin yönetmeni Bülent
Ayanoğlu da klasik gazeteciliğin gelecekte alacağı boyutla ilgili olarak aynı olguyu
öne sürüyorlar. Onlara göre PC satışlarındaki ve internet abone sayısındaki hızlı
büyüme bunun en büyük göstergesi. Bu durum klasik gazeteciliğin en temel noktalarından
biri olan tirajı “trajik” bir noktaya sürüklüyor. Tüm basın dünyası olarak
yıllardır dişimizle tırnağımızla edindiğimiz toplam tiraj ancak üç milyon kadar.
Nüfus artıyor, okuma oranı artıyor, milli gelir artıyor, kentleşme oranı yükseliyor
ama toplam tiraj bir türlü artmıyor. Bu bağlamda “yazılı basının geleceği yok”
diyorlar36. İngiliz medya profesörü Donald Trelford da: “Internet gazetesi ile artık
yarışmak çok zor. Anında haberi en ince detayına kadar geniş bir şekilde verebiliyor.
Geleneksel gazetelerin ise bunu takip etmeleri imkansız. Eğer günümüzün
gazeteleri haberleri geniş kapsamlı yayınlamaya kalkarsa hacmini büyütmesi yani
sayfa adedini çoğaltması lazım. Bu da hem maliyet hem de zaman açısından imkansız.
Günümüzün gazetelerinin artık derin analizlere yer vermeye başlamaları
gerekiyor. Klasik haber anlayışını yavaş yavaş terketmeleri önemli. Geleneksel
gazeteler gençleri çekmek için bir şeyler yapmalı. (üniversitede bedava abonman
vs... ) Günümüzün gazetelerinin ilk yapmaları gereken şey eski alışkanlıklarını
bırakmak olmalıdır”37 diyerek yazılı basına çıkış yolu göstermektedir. The
Washington Post köşe yazarı Alvaro Vargas Llosa da yazılı medyanın yanlış teşhis
ve tercihlerinin kurbanı olduğunu söyleyerek şu yorumu yapıyor: "Çin ve Hindistan
istisnaları bir yana dünyada genel eğilim gazetelerin tirajlarının azalması yolunda.
Gazetelerin ABD'de olsun Avrupa ve Latin Amerika'da olsun en büyük hataları
üzerlerine gelen tehlikeyi mali ve teknolojik bir olgu olarak algılayıp gerçek-

te kültürel bir olgu olduğunu fark etmemeleri oldu. Geçen yirmi yılda basın sektörünün
tehdide karşı koyuşu iki planda oldu. Biri, mali yapıyı yeniden biçimlendirmek
ve kağıda basılı gazetelerin bir de online versiyonunu yapmak. Basın sektörü
yeni teknolojiyi salt kendi başına bir şeymiş gibi ele aldı. Sandı ki ünlü bir marka
ile bir web sitesi kurulursa teknolojinin getirdiği rekabet sıkıntısı da kurnazca çözülmüş
olur. Ne var ki hiç de öyle olmadı çünkü olay kültüreldi. Artık insanlar
internetten aynı hizmeti çok daha seri bir şekilde ve çok daha ucuza mal edebiliyorlar.
Bu nedenle gazetelerin yapması gereken, sitelerini ziyaret eden okuyucularının
sitede daha uzun süreli kalmasını sağlamak. Bunun için de kültürel değişime uyak
uydurmaları gerekir. İnsanlar, okudukları, gördükleri ve duydukları hakkında daha
fazla kontrol sahibi olmak istiyor38.” Gerek Donald Trelford ve gerekse Alvaro
Vargas Llosa’ın söylemlerini harmanlayacak olursak bu dönemde medya yöneticisine
daha çok iş düşüyor ve söylediğinden fazlasını isteyen müşterinin eğilimlerini
ve ihtiyaçlarını kestirebilen, izleyici profilini takip edebilen, müşterinin önündeki
haber, iş, eğlence yığınını dizayn edip müşterisine yol gösterebilen bir yönetici
belki gazetesini ayakta tutabilecektir.

SONUÇ YERİNE

İnternet, kendine özgü yapısından dolayı, sadece mevcut kitle iletişim araçlarından
çıkan enformasyonun yayılmasına olanak veren bir araç olarak kalmamış,
aynı zamanda enformasyonun yeniden üretildiği ve yeni biçimlerde sunulduğu bir
ortam haline gelmiştir. İnternet gazeteciliği ile de iletişim alanına yeni kavramlar,
yeni tanımlar, yeni boyutlar kazandırılmıştır. Ayrıca kitle iletişimi daha özgür,
daha demokratik ve interaktif yapıya bürünmüştür. İnteraktif katılımcılığı artıran,
katılımcı demokrasiyi oluşturan bu bağ, gitgide büyümektedir. Bu yeni teknolojide
mesajın denetlenmesi, düzeltilmesi, alınması daha kolay olmuş ve geri besleme
belki mesaj kadar önemli hale gelmiştir. Böyle bir medyanın herkesçe kullanılabilmesi,
her yaşa hitap edebilmesi kullanımını ve gücünü arttırmıştır. Öyle ki web
erişimi, doğrudan doğruya her vatandaşı bir muhabir yapmıştır. Kendi internet
sitelerini açanlar, cep telefonlarıyla bir olayı anında görüntüleyip internette yayınlayanlar
gün geçtikçe çoğalmaktadır. Gelecekte iyiye mi, yoksa kötüye mi gideceğini
bilemediğimiz gazeteciliği, artık herkese malolmuş bir meslek olarak görmemiz
gerekiyor.

Günümüzde internet teknolojisi, dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok kısa
zamanda benimsenmiş ve birçok endüstri alanlarında bilgi ve iletişim aracı olarak
kullanılmaya başlanmıştır. Bugün kağıda basılı olarak yayımlanan gazeteler,
çeşitli dağıtım zorluklarından dolayı ancak dar bölgelere erişebilmektedirler. Buna
karşılık internet üzerinden yayınlanan gazetelere dünyanın her yerinden anında
erişmek mümkündür. İnternet gazetelerinin diğer bir üstünlüğü ise, geleneksel ga-

zetede, günlük haberler bir gün sonra bazen de iki gün sonra okuyucunun önüne
geliyor. İnternet gazeteciliği ise haberi sıcak takip ediyor. Günün haberlerini aynı
gün okuyabiliyoruz. Bunun yanında ücretsiz olması, yerel değil tüm dünyada izlenebilir
olması, spor, siyaset ve yaşam gibi istenilen alanda tarama özelliğinin bulunması
da önemli avantajları arasında yer alıyor. Ancak bugün için internet yayıncılığının,
özellikle ülkemiz yazılı gazeteleri karşısında fazlaca bir üstünlük sağladığı
söylenemez. Bunda internetle ilgili fiziki şartların yanı sıra haber portallarının
içerik sunumları, kurumsallaşamayışları, aynı kaynaklardan beslenmeleri, denetimsiz
olmaları, güvenirsizlikleri ile toplumun kültürel, ekonomik ve eğitim bağlamında
interneti algılayış biçimleri gibi bir çok sorun yatmaktadır.

İnternet yayıncılığının avantaj ve dezavantajlarına rağmen dünyada gazetenin
durumu ve geleceği konusunda yapılan araştırmalar gazetenin yeni iletişim
ortamına ayak uydurmak için rol değiştirmesi sürecinin başladığını göstermektedir.
Gazetenin sıcak haber verme üstünlüğünü radyo, televizyon ve internete kaptırmasıyla,
gazeteler artık okur adına haber seçme işlevini yavaş yavaş bırakmak zorunda
kaldı. Tirajların artmadığı, yeni gazetelerin çıkmadığı, gazete alan ev oranının
düştüğü, gençlerin gazete okumadığı, yeni medyanın gazetelerin ekonomik tabanını
kemirdiği günümüzde, gazetenin yeni işlevi, enformasyon seline uğramış dünyada
artık güvenilir bir rehber olmaktır. Değişen teknoloji, yaşam tarzları, ekonomik
olgular karşısında tüm cephelerde gerileyen gazeteler bazı gözlemcilere göre uzun
bir süre daha dağıtılmaya ve para kazanmaya devam edecekler ama hiçbir zaman
eski egemenliklerini kuramayacaklar. Ancak, güvenilir gazetecilik başlıca can simitleri
olacak. Kısacası fiziksel sınırların ve kısıtlılıkların kalktığı böyle bir zeminin
imkanlarından faydalanarak farklı bir gazeteciliğe varmaktan başka seçenek
görünmemektedir.

Bu yazının orjinal metini indir

Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Tümü Anket
    Türkiye Suriye savaşı çıkarmı

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    banner21


    Yandex.Metrica